göz hastalıkları

Göz Hastalıkları ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Gözler vücudunuzdaki en hassas organlardan biri. Sağlıklı ve keskin görüş için onlara iyi bakmasını bilin.

Sabah gözünüzü akıllı telefonla açıp, ardından bilgisayara geçiyor ve akşamları finali televizyonda dizi keyfiyle yapıyorsunuz. Gününüzü ofisin yazın klimalı, kışın kaloriferli, temiz ve nemli havadan yoksun atmosferinde geçiriyorsunuz. Hayatınızda en az bir kere anti depresan ilaç kullandınız veya bir cerrahi operasyon geçirdiniz. Ve yüksek ihtimalle havası kirli bir şehirde yaşıyorsunuz. Bu saydıklarımızın göz sağlığınızla fena halde ilgisi olduğunu söylesek şaşırır mıydınız? En yaygın göz hastalıklarını, tedavi ve belirtilerini doktorlara danıştık. Yazıyı okuyun ve kendi risk faktörlerinizi gözden geçirin.

Bilgisayara Bakma Sendromu
Bilgisayar, tablet, televizyon, telefon ekranlarında geçen uzun saatlerin göz problemlerine yol açmaması düşünülemez. Ancak doktorlar “Bilgisayar ekranına bakmak rahatsız edici birtakım semptomlara yol açsa da asla kalıcı bir göz hastalığına neden olmaz” diyor.

Belirti:
Gözlerde batma, yanma, baş ağrısı ve bulanık görme. Farklı bir göz hastalığınız varsa ve gözlük takmıyorsanız, kasılmayı daha çok hissetmeniz olası. Başınızı bilgisayardan kaldırıp başka bir yere baktığınızda göz asılmayı bırakmadığı için bulanık görebilir ve kolay odaklanamayabilirsiniz.

Neden: 
Bilgisayar başında yetersiz göz kırpıyoruz. Spontan dikkat arttığında göz kırpma refleksi yüzde 60’a kadar düşüyor. Doktorlar, “Eskiden daha çok kitaba bakılırdı. Kitap göğüs hizasında tutulup yukarıdan bakılır. Göz kapakları bu şekilde yarım kapalı olur, korneanın yüzey alanı daralarak daha az buharlaşmaya neden olur. Bu mekanizma çok önemlidir” diyor. Bilgisayardaysa gözleri daha çok açıyor, gözün yüzey alanını genişleti- yoruz. Gözleri de kırpmayınca gözyaşı hızla buharlaşıp kornea kuruyor.

Tedavi:
Gözyaşında bir problem yoksa ve gözyaşı sağlıklıysa sık göz kırpmak, dinlenmek gibi alternatif önlemler alınabilir. Gözyaşında sorun varsa ve zamanla oluştuysa suni gözyaşı reçete edilebilir. Cerrahi yöntemi en son seçenek olarak düşünün.

Risk Faktörü:
En büyük risk iş performansınızın olumsuz etkilenmesi. Ayrıca sevdiğiniz aktiviteler veya fiziksel efor gerektiren uğraşlardan da eski verimi alamayabilirsiniz. Konsantrasyon güçlüğü stres ve dalgınlığa yol açabilir.

Temas Göz Alerjisi
Göz içinde ve çevresinde kimyasal reaksiyonlar sonucu oluşan alerjilere temas göz alerjisi diyebiliriz. Doktorlar bu alerjinin genellikle kalıtsal olduğunu söylüyor. Alerjik reaksiyon geliştirdiğinizde, gözleriniz normal şartlarda zararsız olabilen maddelere karşı aşırı tepki göstermeye başlar.

Belirti:
Yanma, batma, şişlik, kızarıklık, kaşıntı ve sulanma. Bazen burun akıntısı, hapşırık, öksürük, boğazda kuruluk ve kaşıntı da hissedebilirsiniz.

Neden:
Gözlerde alerjiler, göz ve solunum yoluyla vücuda alınan alerjenler sonucu oluşur. Toz, polen, küf, egzoz gibi alerjenler genel olarak havada bulunur ve hava yoluyla vücuda alınır. Normalde zararlı sayılmayan bu etkenleri vücut yabancı madde olarak algılar ve bir alerjik reaksiyon göstermeye başlar. Gözlerin alerjenlere olan hassaslığı kişiden kişiye değişiklik gösteriyor.

Tedavi:
Alerji yapan etkenden uzak durmak en ideal tedavi. Bu her zaman mümkün olamayacağından, iyi bir güneş gözlüğü alarak işe başlayın. Kaliteli bir güneş gözlüğü gözü hem güneş ışınlarından hem de dışarıdan gelen polen, toz ve kimyasallardan koruyabilir. Ancak şikayetler halihazırda başladıysa, Doktorlar ilk etapta en ideal çözüm olarak kortizonlu damlalar; uzun süreli koruyucu olarak da antihistaminikli damlaları öneriyor.

Risk Faktörü:
Göz alerjileri tedavi edilmediği takdirde korneada damarlanma, sık kaşımaya bağlı keratokonus olarak adlandırılan kornea bozukluğu ya da yoğun damarlanmayla beraber oluşan ptergium denilen bir damar yumağı oluşabilir. Ve bu problemler ancak ciddi ameliyatlarla düzeltilebiliyor.

Göz Tansiyonu
Diğer adıyla glokom ileri yaşlarda görülen ciddi bir rahatsızlık. Doktorlar şöyle açıklıyor: “Göz içi sıvısı sistemi gereği her iki saatte bir yenilenir. Glokom hastalarında bu sıvının gözü terk etmesini sağlayan kanallar tıkalıdır ve gözde biriken sıvı göz basıncını yükseltir.” Göz içi basıncının sık sık yükselmesi de görme sinirine zarar verir, görme alanını daraltarak ilerler.

Belirti:
Çoğunlukla belirti vermez. Bazen çok basit sulanma, göz çevresinde ağrı veya gözde dolgunluk hissi. Bazı vakalarda çok şiddetli ağrı, bulanık görme ve kızarıklık.

Neden:
Pek çok nedeni olabilir. En sık görülen açık açılı glokom, çoğunlukla gözün genetik yapısından kaynaklanır. Ancak göze gelen travmalar, bazı ilaçlar (özellikle kortizon), geçirilen ameliyatlar ve pigment bozuklukları da sebep olabilir.

Tedavi:
Günlük kullanılan bir damla ile tedavi mümkün ancak bu, mevcut hastalığın ilerlemesini önleyebiliyor. Yani tanıdan önce oluşan hasar kalıcı. Doktorların dediğine göre de hiçbir tedavi yöntemi ile düzelti- lemiyor. Zira göz sinirleri kendini yenileme özelliğinden yoksun. Ayrıca lazer tedavisi ve bazı durumlarda cerrahi müdahale gerekebilir. Cerrahi müdahaleye rağmen düzelmeyen nadir durumlarda implantlar tercih edilebilir.

Risk Faktörü:
Sinsidir, erken dönemde çok ciddi bir belirti vermez ve görme bozukluğu çok geç evrede başlar. Görme alanı daralsa, ışık hassasiyeti azalsa dahi bunu fark etmeyebilirsiniz. Doktorlar, tanı ve tedaviye geç kalındığında görme sinirlerinde telafisi olmayan hasarlara yol açılacağını, sinirlerin ölmeye başlayabileceğini dile getiriyor.

Göz Kuruluğu
Gözleri çevrenin olumsuz etkilerinden temizleme görevini gözyaşları üstlenir. Doktorlar “Gözlerinizi her kırptığınızda gözyaşları göz yüzeyine yazılır ve yüzeyi nemlendirir. Gözlerinizin iyi çalışabilmesi ve rahatça hareket edebilmesi için belirli bir gözyaşı miktarına gerek vardır” diyor. Ancak gözyaşı miktarı ve kalitesi bazen azalıp göz kuruluğu yaratabiliyor.

Belirti:
Yanma, batma, kızarıklık, acıma ve refleks olarak sulanma

Neden:
Uzun süre bilgisayar başında çalışma, klimalı yada kaloriferli ortamlarda bulunma, kontak lens gibi protez kullanımı, spontan dikkatin artması, uyku hapları, andidepresan gibi bazı ilaçlar, yoğun ışığa maruz kalma, sigara kullanımı ya da dumanlı ortamlarda bulunma, oksijen yetersizliği, düşük nem ve havasız ortamlarda vakit geçirme durumları göz kuruluğunun başlıca sebepleridir.

Tedavi:
İlk olarak göz yüzeyinin nemli olması amaçlanır. Bu yüzden doktorunuz göz kuruluğuna sebep olan etkenleri ortadan kaldırmanızı isteyecektir. Örneğin, kuru bir havanın hakim olduğu mekanlarda daha nemli ortamlara geçiş yapabilirsiniz. Eğer göz kuruluğu kronik bir hal almışsa, suni göz yaşlarıda kullanabilirsiniz. Bazı durumlarda cerrahi müdahale de söz konusu olabilir.

Risk Faktörü:
Erken teşhis ve tedavi bu göz hastalığında çok önemli. Yukarıdaki semptomlardan birini veya birkaçını deneyimliyorsanız mutlaka bir uzmana başvurun ve doktorlara kulak verin: “Göz kuruluğu tedavi edilmediğinde çoğunlukla basit kızarıklık, yanma, batma gibi şikayetler ilerleyen sürçte gözde çok ciddi bozukluklara, hatta körlüğe yol açabiliyor.

Not:
Göz kuruluğu tedavi edilmediği taktirde, basit semptomlar ciddi sorunlara ve körlüğe yol açabilir.

Yazar: Sadık Arslan

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir